Dizi:

Sadece Bir Dizi Değil: Hikaye Anlatıcılığının Küresel Tahtı ve Değişen Yüzü



Televizyonun icadından bu yana, "dizi" adını verdiğimiz bu anlatı formu, insanlığın hikaye dinleme ve izleme arzusunu tatmin etmenin en güçlü araçlarından biri olmuştur. Başlangıçta radyo tiyatrolarının görsel bir uzantısı olarak doğan diziler, zamanla kendi kimliğini kazanmış, sinemanın görkemli perdelerinden farklı, kendine özgü bir dünya yaratmıştır. Evlerimizin başköşesinde yer bulan, nesiller boyu insanları bir araya getiren ve sohbet konularının merkezine oturan diziler, günümüzde sadece bir eğlence aracı olmaktan çok daha fazlasını temsil etmektedir. Onlar, kültürlerin aynası, toplumsal değişimlerin katalizörü ve dijital çağın şekillendirdiği yeni bir sanat formudur.

Diziler, sinemanın tek seferlik, yoğun deneyiminin aksine, izleyiciyle daha uzun soluklu, derin bir bağ kurma potansiyeline sahiptir. Karakterlerin evrimine tanık olmak, onların sevinçlerini ve hüzünlerini aylarca, hatta yıllarca paylaşmak, izleyiciyi adeta hikayenin bir parçası haline getirir. Bu uzun soluklu anlatım, karakter gelişimine, karmaşık olay örgülerine ve alt metinlere daha fazla alan tanıyarak, izleyicinin düşünsel ve duygusal yatırımını artırır.

Dizilerin Kökenleri ve Evrimi: Küçük Ekranda Büyük Hikayeler



Dizilerin kökeni, 20. yüzyılın başlarındaki radyo tiyatrolarına, özellikle de "soap opera" olarak bilinen, sponsorlu dramalara dayanır. Bu yayınlar, dinleyicileri bölümler boyunca hikayeye bağlı tutarak, bugünkü dizilerin temelini atmıştır. Televizyonun yaygınlaşmasıyla birlikte, bu format görsel bir boyut kazanmış ve 1950'lerde Amerika'da yayınlanan ilk drama dizileriyle altın çağını yaşamaya başlamıştır. O dönemde diziler, genellikle haftalık olarak yayınlanır, her bölüm kendi içinde bir hikaye barındırır veya ana olay örgüsünü yavaş yavaş ilerletirdi.

Teknolojinin gelişimi ve küreselleşmeyle birlikte diziler de büyük bir evrim geçirdi. 1980'ler ve 90'lar, prodüksiyon kalitesinin arttığı, daha cesur konuların işlendiği ve karakter odaklı anlatımın öne çıktığı bir dönem oldu. Türkiye'de de bu dönem, tek kanallı televizyon yayınından çok kanallı sisteme geçişle birlikte yerli dizi sektörünün ilk adımlarını attığı yıllardır. 2000'li yıllarla birlikte ise "altın çağ" olarak adlandırılan dönem başladı. Daha yüksek bütçeler, sinema kalitesinde çekimler, karmaşık senaryolar ve uluslararası standartlara ulaşan prodüksiyonlar, dizileri sadece yerel bir eğlence aracı olmaktan çıkarıp küresel bir fenomene dönüştürdü. Özellikle streaming platformlarının ortaya çıkışı, dizilerin yayın ve tüketim alışkanlıklarında devrim yaratarak, "binge-watching" (ardışık izleme) kültürünü doğurdu.

Bir Diziyi 'Dizi' Yapan Nedir? Anlatının Yapı Taşları



Bir dizinin başarısı, yalnızca oyuncuların performansına veya bütçesine bağlı değildir; temelinde güçlü bir anlatı yapısı ve izleyiciyle bağ kurabilen unsurlar yatar. Diziyi çekici kılan temel yapı taşları şunlardır:

* **Karakterler:** İzleyicinin kendisiyle özdeşleştirebildiği, derinliği olan, gelişen veya değişen karakterler, dizinin ruhunu oluşturur. Karakterlerin zaafları, arzuları ve çatışmaları, izleyicinin onlarla duygusal bir bağ kurmasını sağlar.
* **Olay Örgüsü ve Çatışma:** İyi yazılmış bir senaryo, akıcı bir olay örgüsü, beklenmedik dönüşler ve sürekli tırmanan çatışmalarla izleyiciyi koltuğuna bağlar. Her bölümün sonunda yaratılan "cliffhanger" (sürpriz son), izleyicinin bir sonraki bölümü sabırsızlıkla beklemesinin en önemli nedenlerinden biridir.
* **Temalar ve Mesajlar:** Diziler, sadece eğlendirmekle kalmaz, aynı zamanda toplumsal konuları işler, evrensel temaları sorgular ve izleyiciye düşünsel bir derinlik sunar. Aile ilişkileri, aşk, adalet, intikam, sınıf farkları gibi temalar, izleyicinin hikayeyle daha derin bir bağ kurmasını sağlar.
* **Müzik ve Görsel Estetik:** Dizinin atmosferini oluşturan müzikler, çekim teknikleri, mekanlar ve kostümler, anlatının etkisini artırır ve izleyiciye görsel bir şölen sunar. Özellikle jenerik müzikleri, dizinin kimliğinin bir parçası haline gelir ve hafızalara kazınır.

Türlerin Zenginliği ve İzleyiciyle Kurulan Bağ



Diziler, sundukları tür çeşitliliğiyle her zevke hitap eden geniş bir yelpaze sunar. Dramdan komediye, bilim kurgudan tarihi yapımlara, gerilimden romantizme kadar uzanan bu türler, izleyicilerin farklı ruh hallerine ve beklentilerine cevap verir.

* **Dramalar:** Duygusal derinliği olan, insan ilişkilerini, toplumsal sorunları ve kişisel trajedileri işleyen dizilerdir. Türk dizileri genellikle bu kategoride öne çıkar ve yoğun duygusal anlatımıyla dikkat çeker.
* **Komedi Dizileri:** İzleyiciyi güldürmeyi amaçlayan, genellikle absürt durum komedileri veya karakter odaklı mizahi yapımlardır. Sitcom'lar bu türün en bilinen örnekleridir.
* **Bilim Kurgu ve Fantastik Diziler:** Gerçekliğin sınırlarını zorlayan, hayal gücünü harekete geçiren, farklı evrenler ve ileri teknolojiler sunan dizilerdir.
* **Tarihi Diziler:** Geçmiş dönemleri, önemli olayları veya tarihi figürlerin hayatlarını konu alan yapımlardır. Özellikle son yıllarda dünya genelinde büyük ilgi görmüşlerdir.
* **Gerilim ve Polisiye Diziler:** Gizem, suç ve entrika dolu hikayelerle izleyiciyi ekran başına kilitleyen, genellikle sürükleyici olay örgülerine sahip dizilerdir.

Her bir tür, izleyiciyle farklı bir bağ kurar. Dramalar empati yeteneğini geliştirirken, komediler stresi atmaya yardımcı olur. Bilim kurgu, yeni fikirler üzerine düşünmeye sevk ederken, tarihi diziler geçmişi anlamaya kapı aralar.

Türk Dizilerinin Yükselişi: Kültürel Bir Fenomenin Küresel Etkisi



Türk dizileri, son yirmi yılda sadece Türkiye'nin değil, tüm dünyanın kültürel haritasını değiştiren eşsiz bir fenomen haline gelmiştir. Latin Amerika'dan Orta Doğu'ya, Balkanlar'dan Kuzey Afrika'ya ve hatta Uzak Doğu'ya kadar geniş bir coğrafyada milyonlarca izleyiciye ulaşan Türk dizileri, ülkenin en önemli kültürel ihracat kalemlerinden biri konumundadır.

Bu başarının arkasında yatan nedenler oldukça çeşitlidir:

* **Güçlü Duygusal Anlatım:** Türk dizileri, aşk, aile bağları, sadakat, intikam gibi evrensel temaları güçlü ve abartılı bir duygusallıkla işler. Bu yoğun duygusal aktarım, farklı kültürlerden izleyicilerin kolayca bağ kurmasını sağlar.
* **Yüksek Prodüksiyon Kalitesi:** Son yıllarda Türk dizileri, sinema filmlerini aratmayan yüksek prodüksiyon değerleri, göz alıcı mekanları, estetik çekimleri ve özenli kostümleriyle dikkat çekmektedir.
* **Aile Değerleri ve Muhafazakar Temalar:** Özellikle Orta Doğu ve Latin Amerika'da, dizilerdeki güçlü aile bağları, geleneksel değerler ve ahlaki çatışmalar, yerel izleyicilerin kendi kültürleriyle benzerlikler bulmasını sağlamaktadır.
* **Dramatik Olay Örgüsü:** Karmaşık, sürükleyici ve sürekli tırmanan olay örgüleri, izleyiciyi merak içinde bırakarak sonraki bölümleri izlemeye teşvik eder.
* **Yetenekli Oyuncular:** Türk oyuncuların karizması ve başarılı performansları, dizilerin küresel çapta tanınmasında büyük rol oynamıştır.
* **Kültürel Köprü Oluşturma:** Türk dizileri, sadece eğlence sunmakla kalmıyor, aynı zamanda Türkiye'nin kültürü, yaşam tarzı, yemekleri ve doğal güzellikleri hakkında da bilgi vererek bir kültürel köprü görevi görmektedir. Bu durum, Türkiye'ye olan turistik ilgiyi de artırmaktadır.

Türk dizilerinin bu küresel yükselişi, ülkenin "yumuşak gücünü" artırarak, kültürel diplomaside önemli bir rol oynamaktadır.

Dijital Dönüşüm ve Dizi İzleme Alışkanlıkları: Binge-Watching Çağı



21. yüzyılın en önemli teknolojik devrimlerinden biri olan internet ve dijitalleşme, dizi sektörünü kökten dönüştürmüştür. Netflix, Amazon Prime Video, Disney+ gibi streaming platformlarının yükselişi, izleme alışkanlıklarını baştan yazdı. Artık izleyiciler, haftalık yayın takvimlerine bağlı kalmak yerine, tüm bir sezonu tek oturuşta "binge-watching" yaparak tüketme özgürlüğüne sahiptir.

Bu durumun dizi endüstrisi üzerinde derin etkileri olmuştur:

* **Esneklik ve Kontrol:** İzleyiciler, istedikleri zaman, istedikleri yerden ve istedikleri cihazdan dizi izleyebilir hale geldi. Bu durum, izleyiciye eşi benzeri görülmemiş bir kontrol imkanı sunmuştur.
* **Küresel İçerik Erişimi:** Streaming platformları, dünyanın dört bir yanındaki dizilere kolay erişim sağlayarak kültürel sınırları ortadan kaldırdı. Kore dramalarından İskandinav gerilimlerine kadar geniş bir içerik yelpazesi, izleyicinin beğenisine sunuldu.
* **Hikaye Anlatımında Değişim:** Binge-watching kültürü, senaristleri ve yapımcıları hikaye anlatımında farklı yaklaşımlar benimsemeye teşvik etti. Artık her bölümün sonunda bir "cliffhanger" zorunluluğu azalırken, daha karmaşık, çok katmanlı ve uzun soluklu anlatılar geliştirme imkanı doğdu.
* **Veri Analizi ve Kişiselleştirme:** Streaming platformları, izleyici verilerini analiz ederek kişiselleştirilmiş öneriler sunmakta ve yeni içerik üretiminde bu verileri kullanmaktadır. Bu, içerik üretiminin daha hedefli ve etkili olmasını sağlamaktadır.
* **Orijinal İçerik Savaşı:** Platformlar, abone çekmek ve elde tutmak için büyük bütçelerle kendi orijinal içeriklerini üretmeye başladı. Bu durum, dizi kalitesinde genel bir yükselişe yol açarken, içerik çeşitliliğini de artırmıştır.

Dizilerin Toplumsal ve Kültürel Etkileri: Aynalar ve Köprüler



Diziler, sadece pasif bir eğlence aracı değildir; aynı zamanda toplumsal ve kültürel yaşam üzerinde aktif bir rol oynarlar.

* **Toplumsal Aynalar:** Diziler, sıklıkla toplumun sorunlarını, değerlerini, ön yargılarını ve hayallerini yansıtır. Toplumsal cinsiyet rolleri, azınlık hakları, yoksulluk, yolsuzluk gibi konular diziler aracılığıyla geniş kitlelere ulaşır ve tartışmalara yol açar.
* **Gündem Belirleyiciler:** Bir dizi karakterinin giydiği bir kıyafet, konuştuğu bir dil veya kullandığı bir eşya, hızla bir trend haline gelebilir. Diziler, moda, müzik, hatta siyasi söylemler üzerinde bile etkili olabilir.
* **Empati Geliştirme:** Farklı kültürlerden, yaşam tarzlarından veya sosyal çevrelerden karakterlerin hikayelerini takip etmek, izleyicinin empati yeteneğini geliştirebilir ve dünyaya farklı bir pencereden bakmasını sağlayabilir.
* **Kültürel Değişim ve Etkileşim:** Türk dizilerinin küresel başarısı, Latin Amerika'da yerel dizilerin üretim tarzını etkilemiş, kıyafetlerden dekorasyonlara kadar pek çok alanda kültürel etkileşim yaratmıştır. Aynı şekilde, K-dramaların Batı'daki popülaritesi, Asya kültürüne olan ilgiyi artırmıştır.
* **Ortak Deneyimler:** Diziler, aile bireylerini, arkadaşları veya hatta farklı coğrafyalardaki insanları ortak bir hikaye etrafında bir araya getiren "su sebili sohbetleri" yaratır. Bu ortak deneyim, toplumsal bağları güçlendirebilir.

Dizi Bağımlılığının Psikolojisi: Neden Vazgeçemiyoruz?



Pek çok kişi, kendisini bir diziye "bağımlı" hissettiğini itiraf eder. Bu durumun arkasında yatan psikolojik mekanizmalar oldukça karmaşıktır:

* **Dopamin Salgılanması:** Bir sonraki bölümü izleme veya bir sırrı çözme beklentisi, beyinde haz ve motivasyonla ilişkili dopamin salgılanmasını tetikler. Bu durum, izleyiciyi sürekli olarak daha fazla içerik tüketmeye iter.
* **Kaçış ve Gerçeklikten Kopuş:** Dizi izlemek, günlük hayatın stresinden, sorunlarından ve sorumluluklarından kısa süreli bir kaçış sağlar. İzleyiciler, kurgusal dünyalara dalarak rahatlama bulabilirler.
* **Parasocial İlişkiler:** İzleyiciler, dizi karakterleriyle derin duygusal bağlar kurar, onları tanıdık ve arkadaş gibi hissederler. Bu "parasocial" ilişkiler, yalnızlık hissini azaltabilir ve aidiyet duygusu sağlayabilir.
* **Alışkanlık ve Rutin:** Özellikle streaming çağında, diziler bir rutin haline gelebilir. Yatmadan önce birkaç bölüm izlemek veya hafta sonunu favori dizinin yeni sezonuyla geçirmek, bir alışkanlık döngüsü yaratır.
* **Merak ve Bitirme Arzusu:** İnsan doğasının temel bir özelliği olan merak, dizi izlemenin itici güçlerinden biridir. Hikayenin nereye gideceğini, karakterlere ne olacağını bilme arzusu, izleyicinin diziyi sonuna kadar takip etmesini sağlar.
* **Sosyal Baskı ve FOMO:** Popüler bir dizinin kaçırılması, sosyal çevredeki sohbetlerden dışlanma korkusu (FOMO - Fear of Missing Out) yaratabilir. Bu durum, kişiyi popüler dizileri izlemeye teşvik edebilir.

Dizi Sektörünün Geleceği ve Karşılaştığı Zorluklar



Dizi endüstrisi, sürekli bir değişim ve gelişim içinde olsa da, karşılaştığı bazı zorluklar ve geleceğe yönelik potansiyel trendler bulunmaktadır:

* **İçerik Doygunluğu ve Kalite Sorunu:** Streaming platformlarının artmasıyla birlikte üretilen dizi sayısı rekor seviyelere ulaştı. Bu durum, izleyicilerde "seçim yorgunluğu" yaratırken, kaliteli içeriğin sıyrılmasını zorlaştırmaktadır.
* **Maliyetler ve Sürdürülebilirlik:** Yüksek prodüksiyon bütçeleri ve rekabet, platformları sürdürülebilirlik konusunda zorlamaktadır. Abone artış hızının yavaşlamasıyla birlikte, yeni iş modelleri ve reklam destekli abonelikler gündeme gelmektedir.
* **Yapay Zeka ve Kişiselleştirme:** Gelecekte yapay zeka, senaryo yazımından karakter tasarımına, hatta izleyiciye özel içerik oluşturmaya kadar dizi üretiminin her aşamasında daha fazla rol oynayabilir.
* **Etkileşimli Anlatılar:** "Black Mirror: Bandersnatch" gibi örneklerle denenen etkileşimli diziler, izleyiciye hikayenin gidişatını etkileme imkanı sunarak yeni bir deneyim alanı açmaktadır.
* **Mikro-Diziler ve Kısa Formatlar:** Özellikle genç nesillerin kısa dikkat süreleri göz önüne alındığında, mobil cihazlara uygun, daha kısa ve hızlı tüketilebilen "mikro-dizilerin" yükselişi beklenebilir.
* **Metaverse ve Sanal Gerçeklik:** Diziler, metaverse evrenlerinde deneyimlenebilir, karakterlerle sanal olarak etkileşime geçilebilir veya sanal gerçeklik teknolojileriyle daha sürükleyici hikaye deneyimleri sunabilir.

Sonuç olarak, "dizi" sadece bir eğlence formu değil, insanlığın hikaye anlatma ve dinleme tutkusunun modern bir ifadesidir. Radyo tiyatrolarından dijital platformlara uzanan bu uzun serüven, teknolojiyle birlikte evrilmeye, toplumsal ve kültürel yaşamı derinden etkilemeye devam edecektir. Gelecekte hangi formatlara bürünürse bürünsün, dizilerin gücü, insan ruhunun derinliklerine dokunan, evrensel hikayeler anlatma yeteneğinde yatmaktadır. Bu yüzden, küçük ekranın bu dev gücü, hayatımızdaki yerini korumaya ve sürekli değişen yüzüyle bizleri şaşırtmaya devam edecektir.



Adalet Ligi Kahramanları ve Kötüleri Arasında Yeni Bir Macera: DC Universe Online'ın Son DLC'si



DC Universe Online, DC Comics evreninin ikonik kahramanlarını ve kötü karakterlerini oyuncularla buluşturan, uzun soluklu bir oyna ve oyna (free-to-play) devasa çok oyunculu çevrimiçi rol yapma oyunudur (MMORPG). Oyun, piyasaya sürüldüğü günden bu yana, sürekli gelen güncellemeler, hikaye genişletmeleri ve yeni oyun mekanikleriyle oyuncu tabanını canlı tutmayı başarmıştır. "YENİ DLC DUO VE ALERT GÖREVLERİ DC Universe Online TÜRKÇE" başlıklı bir video, tam da bu sürekli genişleyen içeriğin son halkalarından birine odaklanarak, oyuncuların Batman, Superman, Wonder Woman gibi karakterlerle yan yana ya da onlara karşı savaşarak kendi kahramanlık öykülerini yazmaya devam etmelerine olanak tanıyan yenilikleri ele alıyor.

Video, DC Universe Online'a eklenen en son indirilebilir içerik (DLC) paketinin sunduğu yeni "Duo" ve "Alert" görevlerini detaylandırıyor. Bir MMORPG için DLC'ler, genellikle oyunun ömrünü uzatan, oyunculara yeni bölgeler, karakterler, ekipmanlar ve en önemlisi yeni hikaye içerikleri sunan kritik güncellemelerdir. Bu bağlamda, yeni DLC'nin oyuna getirdiği Duo ve Alert görevleri, oyuncuların hem bireysel yeteneklerini hem de takım çalışması becerilerini sınayacak taze zorluklar sunuyor. Duo görevleri, adından da anlaşılacağı gibi, iki oyuncunun birlikte tamamlaması gereken daha küçük ölçekli ancak yine de stratejik iş birliği gerektiren senaryolardır. Bu görevler, genellikle daha kişisel hikaye anlatımlarına veya belirli bir karakterin arka planına ışık tutmaya elverişli olurken, oyuncuların daha dar bir çevrede birbirlerinin yeteneklerini tamamlamalarına olanak tanır. İki kahraman veya kötü, bir araya gelerek belirli bir tehdidi bertaraf etmeye veya bir dizi bulmacayı çözmeye çalışır. Bu tür görevler, oyuncuların bireysel başarı hissini güçlendirirken, aynı zamanda yakın bir arkadaşıyla veya yeni tanıştığı bir oyuncuyla hızlı ve etkili bir işbirliği deneyimi yaşamasını sağlar.

Öte yandan, Alert görevleri, daha büyük ölçekli ve genellikle dört oyuncunun katılımıyla gerçekleşen operasyonlardır. Bu görevler, DC evrenindeki büyük tehditlere karşı verilen mücadeleleri temsil eder ve genellikle daha karmaşık mekaniklere, birden fazla aşamaya ve güçlü bölüm sonu canavarlarına (boss) sahiptir. Alert'ler, oyuncuların farklı rolleri üstlenmesini gerektirir: tank (hasarı üstlenen), şifacı (müttefikleri iyileştiren), hasar veren (düşmanları ortadan kaldıran) ve kontrolcü (düşmanları etkisiz hale getiren). Bu rollerin uyumlu bir şekilde çalışması, görevin başarıyla tamamlanması için elzemdir. Yeni bir Alert görevi, oyunculara sadece yeni bir düşmanla veya yeni bir ortamla karşılaşma fırsatı vermekle kalmaz, aynı zamanda DC evreninin daha geniş bir bölümüne dair hikaye bağlamı sunar. Bu görevler, genellikle Justice League'in veya Legion of Doom'un karşılaştığı büyük çaplı krizleri yansıtır ve oyuncuların bu efsanevi grupların bir parçası gibi hissetmelerini sağlar. Yeni DLC ile gelen bu Alert görevleri, mevcut oyuncuların uzun süredir beklediği taze içerikleri sunarak, oyuna yeni bir soluk getiriyor ve hem deneyimli oyuncuları hem de yeni başlayanları kendine çekmeyi hedefliyor.

Videoda vurgulanan "Türkçe" ibaresi, bu içeriğin özellikle Türk oyuncu topluluğuna yönelik olduğunu veya en azından Türkçe konuşan bir oyuncu tarafından detaylı bir şekilde yorumlandığını gösterir. Bu, Türk oyuncuların yeni DLC hakkında bilgi edinirken dil bariyerini aşmalarına yardımcı olur ve oyun içi içerikleri kendi dillerinde daha iyi anlamalarını sağlar. Bir MMORPG için yerelleştirme veya yerel topluluklar tarafından içerik üretimi, o oyunun küresel çapta benimsenmesi ve belirli bölgelerdeki popülerliğinin artması açısından büyük önem taşır. DC Universe Online gibi yıllardır ayakta kalan bir oyunun, çeşitli coğrafyalardaki oyuncu kitlesine özel ilgi göstermesi, onun uzun ömürlü başarısının temelini oluşturur.

Yeni DLC'nin getirdiği Duo ve Alert görevleri, sadece yeni zorluklar sunmakla kalmıyor, aynı zamanda oyuncuların karakterlerini geliştirmeleri için yeni ekipmanlar, nadir ödüller ve güç yükseltmeleri kazanma fırsatları da sunuyor. MMORPG'lerdeki "dişli öğütme" (gear grind) mekaniği, oyuncuların sürekli olarak daha iyi eşyalar peşinde koşmasını teşvik eder ve yeni görevler bu döngüyü besler. Her yeni DLC ile gelen ekipman seti, oyuncuların daha güçlü rakiplerle başa çıkabilmesi için vazgeçilmezdir. Bu görevler aynı zamanda, oyuncuların farklı karakter yapılandırmalarını (builds) denemeleri, yetenek ağaçlarında yeni kombinasyonlar keşfetmeleri ve oynanış stillerini çeşitlendirmeleri için bir alan yaratır. Yeni görev mekanikleri veya düşman türleri, oyuncuları mevcut stratejilerini gözden geçirmeye ve daha dinamik yaklaşımlar geliştirmeye iter.

Genel olarak, video, DC Universe Online'ın güncel ve dinamik yapısını, oyunculara sunduğu sürekli genişleyen evreni ve topluluk odaklı oynanış deneyimini gözler önüne seriyor. Yeni DLC'nin getirdiği Duo ve Alert görevleri, hem solo hem de takım bazlı oyuncuların ilgisini çekecek şekilde tasarlanmış olup, DC evreninin zengin lore'unu daha derinlemesine keşfetme fırsatı sunuyor. Bu güncellemeler, oyunun neden uzun yıllardır popülerliğini koruduğunun ve gelecekte de DC Comics hayranlarını çekmeye devam edeceğinin önemli bir göstergesidir.